Borazan

19/11/2007 - isminizdeki harfler cinselliğinize karışıyor

Bild gazetesinin sayıbilimcilere dayandırdığı haberine göre bir insanın ad ve soyadındaki sesli harfler, o kişinin seks yaşamını ortaya döküyor..
Almanya'da yayımlanan Bild gazetesi, kişilerin cinsel hayatlarını ad ve soyadlarının belirlediğini yazdı. Gazetenin sayıbilimcilere yani "numerolog"lara dayandırdığı habere göre, isimlerdeki sesli harfler seks performansını belirliyor. Sadece sesli harflere puan veren sayıbilimciler, "A" harfinin 1, "U" harfinin 3, "E" harfinin 5, "O" harfinin 6 ve "İ" harfinin karşılığının 9 puan olduğunu belirtti. Numerologlar, bu sesli harfler dışında kalan ve Türkçe'de de kullanılan "Ü" ve "Ö"yü de unutmadı. Uzmanlar Ü'nün "U artı E," Ö'nün de "O artı E" olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirttiler. Yani "Ü" için 8 puan, "Ö" harfi için 11 puan alındı. Sesli harflerin bu rakamsal değerlerin ışığında yorumlanacağı belirtildi.

NASIL HESAPLANACAK?
İsimden cinsellik analizine, sesli harflerin yerine yukarıda anlatılan rakamsal karşılıkların konulmasıyla başlanıyor. Örneğin, ABD'li ünlü sosyetik güzel Paris Hilton'un ismindeki sesli harflerin toplamı 26 ediyor. Sonuç iki basamaklı olduğu için 2 ve 6 birbiriyle toplanıyor. Bu durumda Paris Hilton, 8 numaralı değerlendirmeye dahil oluyor.
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/10/2006 - Uğur Dündar'ın ayıbı Yağmurdereli

Milliyet gazetesinin "baba beni okula gönder "kampanyasında Uğur Dündar'ın yanında Osman Yağmurdereli.Uğur Dündar'ın yanına yakışıyor mu?.Uğur Dündar 'ın  eline kuş gripli tavuk ne kadar yakışıyorsa o kadar yakışıyor.Dündar" tavuk ye "de  dedi yedik.Dedikleri Osmanyağmurdereli kadar doğruysa hepimiz kuş gribi olduk demektir.Uğur Dündar'ın sorumlu gazetecilik anlayışı Yağmurdereli mi?Türk basını halkının kanını emenleri kendi içinde destekliyorsa az okunmaktan da yakınmamalı.

 

Emek ve sigorta  kaçakçısı Yağmurdereli

 

Karınca Yuvası isimli dizinin tanıtımları için Emel Sayın ve Mehmet Ali Alaborayı da yanına alan Yağmurdereli, herkesin bildiği sebeplerle (!)  sözümona okul yaptırıyor ama        çalışanlarının     ne sigortasını    ödüyor       ne de     onları     kayıt       altına  alıyor.Yani okulu aslında    sigortasız       ve12 saat          üstünde çalışan   emekçiler ödüyor,Sevabı ve en önemlisi reklamı da  henüz yeni iyileşip artık daha iyi bir insan olduğunu söyleyen Yağmurdereliye kalıyor.Okul ' masrafları da herkesin bildiği gibi Vergiden de düşülerek cennete daha rahat bir giriş bileti haline geliyor.

 

Geçirdiği kalp krizini bile gönülleri yumuşatmakta kullanan Yağmurdereli' nin yanında çalışan tüm emekçiler    ücretleri haftalık ödenmesi gerektiği halde en az bir ay sonra tamamen kayıt dışı gösterilerek  alabiliyor.Osman yağmurdereli SSK nın yolunu bile bilmiyor.

Uğur dündar Osman Yağmurderiliyi yanına almamalı ,Yağmurdereli iyi bir şarkıcı olabilir ama kötü bir patron olarak Uğur dündar ın karşısında titremesi gereken bir adam, bir kuş vebası.

Ve Dündar'ın en herhalde bilmeden yaptığı en  büyük ayıbı emek ve sigorta kaçakçısı Osman Yağmurdereli.Ama Uğur Dündar başka bir kanatlımız Müjdat gezen gibi yağmurdereliyi koruyor.Medya melekleri aynada kendilerine bekamıyor.

Baba beni okula gönder kampanyasına utanmadan katılıp kendi şirketinde  öğrenci işçi kız çocukların sigortasını ödemeyen iş vebası Yağmurdereli, iyileşmiş artık belli.Cepli kefen rayban gözlük değil ki biri ona söylemeli .Bayram öncesi aç bıraktığı hakkı yenen kullar ona musalla taşında "iyi bilirdik" diyerek veda edecekler.  

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/6/2006 - BÜLENT ERSOY DAN ÇOCUK ALDIRDIM..

BÜLENT ERSOY DAN ÇOCUK ALDIRDIM..
Gönül Kutlu, 30 yıllık sırrını dün canlı yayında açıkladı: Evet Bülent Ersoy'dan hamile kaldım. İyi ki de çocuğu aldırmışım. Gönül Kutlu, 30 yıllık sırrını dün canlı yayında açıkladı: Evet Bülent Ersoy'dan hamile kaldım. İyi ki de çocuğu aldırmışım

GÖNÜL YAZAR İÇİN
1974'te Bülent Ersoy'ın altında sahne alan Gönül Kutlu, yıllarca sakladığı sırrını bir 'öfke' üzerine ifşa etti. Yıllarca kendisine Gönül Yazar'ın kol kanat gerdiğini söyleyen Kutlu, 'Bülent'in, Gönül Yazar'dan büyük sanatçıymış gibi davranması beni kızdırdı' deyip, dün Dobra Dobra programını aradı.

MADEM ÖYLE İŞTE BÖYLE
Gönül Kutlu şunları söyledi: 'Kimse Gönül Yazar'ı öyle kolay kolay harcayamaz. Madem öyle ben de artık buradan açıklıyorum. Yıllarca önce Bülent Ersoy'dan hamile kalıp, çocuk aldıran kişi bendim. Sırrımı yıllarca içimde sakladım. Ama artık saklama gereği duymuyorum.'

ANNE Mİ DESEYDİ?
Bugün 54 yaşında olan Kutlu, 'Çocuğu niye aldırdınız?' sorusuna, 'Aldırmasaydım da ne yapsaydım. Bugün çocuğum babasına anne mi deseydi. İyi ki aldırmışım' diye cevap verdi. Kutlu, Ersoy ile nişanlanmadıklarını ancak bir süre birlikte olduklarını da söyledi.

'Çocuk yakışıklı ama gaymiş'
Yeşim Soydan, 'İbreti Alem' kitabında bu olayı şöyle anlatmıştı: '... Ayça, Zeynep'i eski günlerdeki gibi kulübe götürdü. O gece orada bulunan Bülent'i gördü. Bülent çok yakışıklı bir çocuktu; yanında da Makbule isimli bir kız vardı. Kız sıradan, esmer orta boylu biriydi. Aptal aptal Bülent'e bakıyordu. Zeynep, Ayça'ya merak içinde sordu. n Bu kız kim?
'Duyduğuma göre, Bülent'in nişanlısıymış. Hamileymiş galiba, nasıl oluyor anlamıyorum. Çocuk çok yakışıklı, hem de gaymiş...'



Habervitrini

20 06 2006

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/6/2006 - İğrenç Ronaldinho

Ronaldinho iyi bir futbolcu olabilir.Futbolsever ve Ronaldinho sever de olunsa onun vivident rekmanda ekrandan fışkırıp yüzüme hohlaması tek kelimeyle iğrenç.

Ronaldinho'nun  gerçekten  nefesi de kokuyor mu kokmuyor mu bilinmez ama bir insanın bir başka insanın yüzüne sakladığı ağız kokusunu bir de menta ile karıştırıp göndermesi nasıl oluyor da iğrenç olmuyor.Hanımların mı hoşuna gidiyor bu iğrenç ağız kokusu beylerin mi

Bu reklamın senaryosunu yazan iğrenme sözcüğünü duymamış mı ?Vivident ,kokusunu her duyduğumda arkasından gelen bir lağım kokusu da aklıma gelecek.Böööğ vivident ,lahmacundan sonra ... hoh...

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/6/2006 - Halk dedikodusu ,mustafa koç ve hülya avşar gizli aşkı

Halk müziği olduğu gibi halk magazini de halk dedikodusunu da yaratmış herhalde.Ne gören, ne duyan olmuş ama kime sorsanız "mustafa koç un sevgilisi kimdir" diye Hülya Avşar diyor.Olamaz canım niye öyle olsun ki desenez niye canım ondan güzelini mi bulacak deniliyor.Hani derler ya "Koç gibi zengin olsan kimle takılırdın".Adamcağıza göre en baba hatun Hülya Avşar sa bu ilişkiyi yakıştırır.İşin ilginç tarafı bu aşkı savanunanlar çok iddialı.Eğer bu dedikodulara karşı direnirseniz sizin ne kadar cahil olduğunuza şaşar insanlar.Sanırsınız ki dedokuduyu size ileten çöpçatan kendileri.ya da anlattıkları şey bizzat içinde yaşadıkları bir olay.Zaten halk söylencelirinin en tatlı anaforu da dedikodu kahramanlırı ile birebir özdeşleşmek...

Çocukken filiz akınla Ediz Hun'un evli olmadığına inanmazdım.

Sedat simavi -İbrahim tatlıses ilişkisi

Kimi  zaman da  kimi halk dedikoduları da nefret doludur.İbrahim tatlıses ile sedat simavi hikayesini bilmeyen olmaması gerçekten ilginçtir.Sözüm ona ibrahim tatlıses sedat simavi ile cinsel ilişkide bulunmuş.Sonra ben Sedat Bey'i şaaptım diye anlatmış.Sedat simavi de onu şaapıp resimlerini çektirmiş.

Buyrun burdan yakın Sedat simavi ye zengin diye, Tatlıses'e ise  hem zengin hem doğulu diye düşmanlık hissediliyor.Her iki örnek de halkın nefret ve sevgisini gösteriyor.Bu doğal magazin ilgisinin ne kurbanları var daha.

Rahmetli barışmanço da bu dedikodu içinde yerini almış.Rahmetli öldüğünde organı çok viagra çakmaktan dikmiş.Çünkü rahmetli 17 lik bir hanımla aşk yaparken ölmüş.Buyrun işte barışmançoya başka türlü ölüm yakıştırılır mı.Bu dedikodu halkımızın ona aşkını göstermiyor mu.Barışmanço erkeklerin kralı değil mi.?

Ya sezen aksu....Sezen aksunun yaratıcılığı öyle akıl almaz ve gerçeküstü bulunmuşki sezen aksunun iflah olmaz bir kokainman olduğu, dahası bu nedenle burun kemiğinin eridiği ve yerine platin taktırdığı söylentisi de süper halk dedikodular arasında.

Seyfi dursunoğlunu Huysuz Virjin kişiliğinde izleyenlerin ortak olarak aldıkları karar ise onun ehli namus bir hetoroseksüel olduğudur ki.Halkın bu dedikodularda sevgisini  dursunoğluna nasıl gösterdiğinin açık bir ispatıdır.

Şöhretin böyle bir bedeli var demek ki insanlar sevdikleri insanları tanrısallaştırırken duygu selinde yıkanıp yeni söylencelere yelken açıyorlar yoksa olacak şey mi Müslüm gürses ve Orhan gencebayın polisten izinli esrar içmesi ,mustafa koçun hulya avşarla birlikteliği laf işte....

 

Anarşist Amerikalı yazar Hakim bey(stüdyo imge yayınları) Otıonom bölgeler olarak yalnızca internetin değil yaşamın da içinde otorite olanbölgeler arasındaki bilgi alışverişinin olduğunu ancak bu bilgilerin de net kadar sanal olduğunu belirtir.Her otonom bölgenin dedikodusuda kendine göre oluyor tabii..

Bu arada blogumu okuyan hülya hanım beni Mustafa beyle yemekte konuşmak için koç adasına çağırmışlar

Caroline hanım da Avusturya'ya annesine gitmiş çocukların durumuna da dede rahmi bey çok üzülüyormuş.

Dedikodu işte zinciri kur gitsin ,,Dedikodu bir gereksinim demek ki insanın kendini iyi duyumsaması için.

Ne güzel işte...Yaşasın prolaterya yaşasın burjuvazi

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

magazin haberleri çeşitlemesi

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Arkadaşlarım

arastirmaci
otism
kitap
sarp
raftakiler
pet
otistik
sofra