rahmi koç un bilinmeyen yönleri ve sözedilmeyen boşanma

Tüm bilinmeyenlerini yazanlar 1930 doğumlu rahmi bey in  yetmişlerde olabiliceğini sandığımız boşanması nı yazamamış korkudan .Hatta rahmi beyin boşanmasının gerçekleştiği yılda  vehbi koç bir gazetelerinin olmamasına hayıflanmış ve aydın doğana hürriyet milliyeti aldırmışlar  diyor  Cüneyt arcayürek. Arcayürek yine rahmi beyin boşandığı eşini aile albümüne almadığını açıklayan tek yazarın nihat genç olduğunu söylüyor.İnternette tek bir haber yok boşanma konusunda .Çiğdem meserretçioğlu rahmi beyle evleniyor kızkardeşi ipragazın sahibi zaten  rahmi beyin kayınpederi de armatör  sadıkoğulları bu bilgiler sabetayist oldukları iddiasıyla kötü niyetli insanlar tarafından internette ele alınmışNe ki  aslında gerçekten zirvede yaşayan insanların ağır duygularını bilme ve karıştırma hakkı fazla oldığı için bu bilgiler saklanmış.Aslında ortada ayıp olan bir şey yok  sonradan çiğdem koç haldun simavi ile evleniyor ve çiğdem simavi oluyor.
Simavilerle koçlar eski ortaklar aslında. Baba koç burla larla birlikte sedat simaviye destek oluyor.Çünkü burlalar kağıt mürekkep işinde tek ithalatçı ve önemli bir mali destek.Kadere bakın ki  rahmi beyin boşandığı eşi de haldun simavi ile evleniyorRahmi beyin En küçük oğlu 1967 doğumlu olduğuna göre tahminen 70 lerde epey sancılı bir boyanma yaşanıldığı ve hala duyguların taze olduğu gerçeği var.Koç ailesinin Prens charles ve diana arasındaki ilişkiyi yaşayan kraliyet ailesinden daha asil davrandığı bir gerçek, en azından Çiğdem hanım yaşıyor lady diana  ve   veliaht lafayet yok.Oysa bizdeki örnekte  düzeyli bir ilişki var ve bu tüm boşanmış ailelere örnek bir boşanma sonrası ilişki olması bakımından önemli .Kimi duygulardan tıpkı ölüm gibi kaçılmıyor yaşanması gerekiyorsa yaşanıyor demek ki.






Rahmi M. Koç, 1930 yılında Koç Holding’in kurucusu ve sahibi Vehbi Koç ve Sadberk Koç’un dört çocuklarından ikincisi olarak (Semahat Arsel-1928, Rahmi Koç-1930, Sevgi Gönül- 1938, Suna Kıraç- 1941) dünyaya geldi. Koç, ilköğretim eğitimini ankara’da tamamladıktan sonra İstanbul’da robert-kolej’e başladı. Buradan mezun olduktan sonra yüksek öğrenim görmek için Amerika’ya giden Rahmi Koç, Johns Hopkins University B.A. Endüstriyel Sevk ve İdare Bölümü’nde okudu.

1958 yılında askerliğinin ardından Koç Şirketler Topluluğu’nda çalışmaya başlayan Rahmi Koç, Ankara’da Otokoç Şirketi’nde görev aldı ve 1960 yılında da Koç Ticaret A.Ş.’ye geçti. Koç, 1963 yılında kurulan Koç Holding’in şirket merkezinin, 1964 yılında Ankara’dan İstanbul’a taşınmasının ardından Koç Holding A.Ş. Genel Koordinatörlüğü’ne başladı ve İstanbul’a yerleşti.

Koç, 1970 yılında yedi kişilik İcra Komitesi’nin Başkanı oldu ve 1975 yılında İdare Meclisi Başkan Yardımcılığı'na başlamasının ardından, 1980 yılında da dört kişilik üst düzey idarecilerden kurulu, Koç Holding İdare Komitesi Başkanı oldu. Babası Vehbi Koç’un 1984 yılında İdare Meclisi Başkanlığı’nı kendisine devretmesinin ardından Rahmi Koç, 30 Mart 1984’de Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. 7-kasim 1994 tarihinde yapılan Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) toplantısında 1995-1996 yılları için ICC Başkanı olarak seçilen Rahmi Koç, 4-nisan 2003 tarihinden itibaren Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı oğlu Mustafa V. Koç'a devretti. Kendisi de daha önce babasının yaptığı gibi Koç Holding Şeref Başkanlığı’nı üstlendi.

Ayrıca Alman Hükümeti tarafından Grosses Verdienst Kreuz ödülünü alan Koç, 18-haziran 2001'de İtalya ile Türkiye arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine olan katkılarından dolayı İtalyan Cumhuriyeti Yüksek Liyakat Nişanı’na layık görüldü.

Rahmi Koç’a Fahri Doktora Ünvanları veren çeşitli üniversiteler şunlardır:

21 Mayıs 1998 tarihinde Johns Hopkins Üniversitesi,

28 Eylül 1998 tarihinde Anadolu Üniversitesi,

14 Mayıs 1999 tarihinde Ege Üniversitesi,

14 Haziran 2000 tarihinde Bilkent Üniversitesi,

23 Nisan 2001'de Köstence Ovidius Üniversitesi

Rahmi Koç, 27-ekim 1997 tarihinde T.C. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından ülkemizde eğitim, sağlık ve sosyal hizmet alanlarında yaptığı katkılardan dolayı Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile ödüllendirildi.

Roteryen olan Koç, evli ve üç çocuk (Mustafa Vehbi Koç-1960, Ömer Mehmet Koç- 1962, Ali Yıldırım Koç- 1967) sahibi.

Rahmi M. Koç’un üye olduğu bazı kuruluşlar şu şekildedir:

Uluslararası Ticaret Odası Eski Başkanı (1.1.1995 - 31.12.1996 arası Başkanlık),

Güneydoğu Avrupa İşbirliği Girişimi, İş Danışma Kurulu Başkan Vekili

Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi,

Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı,

Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı,

Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi, İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı,

TURMEPA / Deniz Temiz Derneği Onursal Başkanı ve Kurucu Üyesi

Paris, Amerikan Hastanesi Vakfı'nın Onursal Yöneticisi

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Onursal Başkanı,

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Danışma Kurulu Üyesi,

Dış İlişkiler Konseyi Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi,

Allianz Aktiengesellschaft Uluslararası Danışma Kurulu Üyesi

Eisenhower Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi

İstanbul Açık Deniz Yat Kulübü

New York Yat Kulübü

İŞTE RAHMİ KOÇ'UN HAYATININ BİLİNMEYEN YÖNLERİ...
Kitapta, Rahmi Koç'un hayatının bilinmeyen yönleri hem kendi ağızından, hem de kardeşleri ve çocuklarının ağzından yer alıyor.
23 Ekim 2004 Cumartesi 05:55

Rahmi Koç, 2000'de satın aldığı ve 2003'te yerleştiği Ostrorog Yalısı için hazırlanan kitapta, günlük hayatının ilginç detaylarını anlattı. Koç, çocukluk yıllarında, kendisini erken yatmaya zorlayan Hitler hayranı dadısının başucundaki Hitler resminin gözlerinde sinek öldürüp, yapıştırmış.

 

TEKNESİ ile dünya turuna çıkan Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç, çocukluk yıllarında kendisini erken yatırmaya çalışan dadısından, Hitler'in gözünde sinek öldürerek intikam almış.

Koç, 6 Kasım 2000'de satın aldığı ve restore ettirdikten sonra 2003'te yaşamaya başladığı Kandilli Göksu'daki eski Kont Ostrorog Yalısı'nı anlatan Prof. Nurhan Atasoy'un Rahmi Koç Müzesi tarafından yayınlanan 'Kont Ostrorog'dan Rahmi Koç'a. Boğaziçi'nde Bir Yalının Hikayesi' adlı kitabına hayatıyla ilgili ilginç detayları anlattı.

Atasoy, 303 sayfalık kitabının bir bölümünü, Yalı'nın son sahibi Rahmi Koç'un hayat hikayesine ayırdı. Kitapta, Rahmi Koç'un hayatının bilinmeyen yönleri hem kendi ağızından, hem de kardeşleri ve çocuklarının ağzından yer alıyor.

Kitabın bir bölümünde üç kız kardeşi arasında kendisine en yakın yaşa sahip olan Semahat Arsel, Rahmi Koç'un çocukluk döneminde dadıları ile yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor: "Hitler taraftarı dadımızın başucunda kocaman bir portresi vardı. Rahmi bir gün kadına kızdı, Hitler'in gözlerinin üstünde sinek öldürdü, yapıştırdı. Kadın geldi, kıyamet koptu. Rahmi'yi cezalandırmaya kalktı. O da, 'Sen beni yatırıyorsun, ben de senin resmine sinekleri yapıştırıyorum' dedi."

130 AYAKKABI

Prof. Nurhan Atasoy’a giyim zevkini anlatırken, "Marka merakım yoktur" diyen Rahmi Koç, yalnız herşeyin iyisini almaya çalışırım, yani kumaşından herşeyine. Çok, çok 50-60 tane şapkamız var. Geçenlerde söylediler, 130 tane ayakkabım varmış. Sığdıramadık yere göğe ayakkabıları. Ayakkabı satın alırım bol bol. Umumiyetle John Lobb yahut Edward Green alırım. Bunlar meşhur ayakkabıcılardır. Ben İtalyan ayakkabısı değil, daha ziyade İngiliz ayakkabısı severim, yahut İngilizler’in Amerikan dükkanları için yaptıkları ayakkabıları" dedi.

Akşamları yatarken uzun entari giyerim

NURHAN Atasoy'un kitabında sahibi olduğu Edwars adlı mağazadan da bahseden Rahmi Koç, şunları söyledi: "Önce bir tane açtım, sonra birkaç tane daha açtık ama ekonomik krizden sonra bazılarını kapattık. Rumelihisarı'ndaki durur. Orada terzim var. Terziye kumaş getirtirim, o kumaşı diktirtirim. Özel astar getirtiriz, düğmelerini kendimiz seçeriz filan. Yani tam usulünce yaparız. Gömleklerimiz de özel dikilir, hatta birara pişamaları da yaptırıyordum, ama zor oluyor artık. Pijama provasına geliyor adam, ama onunla uğraşacak vaktimiz kalmadı artık. Ben pijamanın pantolonunu giymem uzun entari giyerim, daha rahat ederim. Onun kışlığı, yazlığı vardır. Kışlığı kapalıdır, yazlığın önü açıktır, V yakalıdır."

Uzun yaşarsam 'kazık mı kakacaksın" derler

RAHMİ Koç, 'Nasıl hatırlanmak istersiniz?' sorusu üzerine şunları söyledi: "Herhalde iyi bir iz bırakacağız, 'iyi adamdı' diyecekler, ne bileyim. Tabi ne kadar yaşadığınıza da bağlı, çok uzun yaşarsan, 'Birader kazık mı kakacaksın bu dünyaya' diyenler olur. Unutulmamak için müze de kurduk, Koç Holding'le birşeyler yapmaya çalışıyoruz."

Rıhtımında içki içenlere imrenirim

RAHMİ Koç, Nurhan Atasoy'un, "Evinizde nasıl vakit geçirirsiniz" şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi: "Daha çok BBC'yi ve BBC World'ü seyrederim. Fırsat bulursam bizim kanalları seyrederim. Haberleri, haftasonu da maç seyretmeyi severim. Beşiktaş'ın maçlarını. Öyle saatlerce televizyon karşısında kalacak veya evimde uzun zaman geçirecek vaktim yok. Vallahi çok imrenirim böyle evinde oturan, rıhtımında içki içenlere. Bizim vaktimiz olmuyor."

Hayvanları severim ama koynuma almam

KİTABIN yazarı Nurhan Atasoy, Rahmi Koç'un 'Hangi hayvanı seversiniz' sorusuna, hemen 'at' yanıtını verdiğini söylüyor. Koç, kitapta, hayvanlarla olan ilişkilerini şu cümlelerle anlatıyor: "Köpek severim, kedi hiç sevmezdim, sevmeye yeni alıştık. Kedi sevmeye beni Suzi alıştırdı. Evde bembeyaz bir çift kedim var, Pamuk ve Yumak diye. Bahçede bir tane Husky var, bir gözü başka, bir gözü başka, çakır. İnsanın üstüne atlar daima. Köpekleri severim, bütün hayvanları severim ama öyle koynuma almaya pek gelemem, orada mesafeliyiz."

Koç Ailesi'nin kökü Hacı Bayram-ı Veli'ye gidiyor

NURHAN Atasoy'un kitabında, Fuat Bayramoğlu tarafından hazırlanan ve 1984 yılında Faruk Erengül tarafından düzenlenen bir de soy ağacı gravürü yeralıyor. Hazreti Sultan Hacı Bayram-ı Veli Aile Seceresi başlıklı soy ağacı gravürüne göre, Koç Ailesi'nin soy ağacı 1352-1429 yılları arasında yaşayan Hacı Bayram-ı Veli'ye dayanıyor.

Tarihi ve yaşı tam olarak bilinmeyen yalı

KANDİLLİ'deki neo-klasik espri ile inşaa edilen Kont Ostrorog Yalısı, Boğaziçi'nde tarihçesi en az bilinen yalılar arasında. Yalının yapım tarihi ve tarihsel gelişimi konusunda çok sayıda farklı şey söyleniyor. Kimine göre 140-150 kimine göre ise 190 yaşında olan 684 metrekare yüzölçümüne sahip Yalı'nın 19'uncu yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin ediliyor. Yalı ile ilgili bilgilerden bazıları şöyle:

1872'de Hariciye Nazırlığı yapan, daha sonra Ayan Reisi olan Server Paşa uzun yıllar burada oturdu. Yalı, 1904 yılında, Polonya asıllı Kont Leon Ostrorog'a geçti... Ostrorog, Osmanlı Hükümeti'nin daveti üzerine gelmişti... Çalışma hayatı mevzuatını hazırladı... İslam hukuku uzmanıydı. Türkiye aşığıydı.

Jean Ostrorog'un 1975 yılı Eylül ayında verdiği bilgi: "Yalı 125-150 senelik kadar. Aşker Ali Paşa'nın vapur iskelesinden sonra büyük bir yalısı vardı. Babam (Ostrorog) yalıyı 71 sene evvel De Savmares isimli bir İngiliz'den satın aldı."

Jean Ostrorog'un ölümünden sonra, 26 Ocak 1978 günü onüç senelik eşi İşka Yalı'nın 190 senelik olduğunu söyledi. Bahçedeki selsebil ve sütun çeşme de bu yaşlarda.

Yalı denizden bakıldığında, yanyana birleştirilmiş iki yalı gibi gözükür. Bu iki bölümden birinin adı Selámlık (küçükyalı) diğerinin adı ise Harem (büyükyalı).

Yalı'nın altında kayıkhane/pisin girişi bulunuyor.

Sofa pencereleri oda pencerelerine göre daha büyük ve farklı. Evin iç mimarisi geç ampir üslubunda; dekorasyonu olduğu gibi korundu. Duvarlarında "Selimi" denilen ince alçı kabartmaların hemen tümü olduğu gibi korundu.

Yaşam tarzını beğendiği Kont'un yalısını aldı

2003 yılının ağustos ayında İstanbul'da Kont Ostrorog Yalısı olarak bilinen Kandilli'deki yalıyı satın alarak yerleşen Rahmi Koç'un bu yalıya olan ilgisini, oğlu Ömer Koç şöyle anlatıyor: "Ostrorog Yalısı'nı öteden beri çok beğenirdi. Rahmetli sahibi Kont Jean Ostrorog ve zevcesi İşka Ostrorog ile özel bir dostluğu vardı. Onları insan olarak takdir ettiği gibi yaşam tarzlarını da yalıyı döşeyiş tarzlarını da çok beğenir ve severdi. Kısmet babamın tarihi Ostrorog Yalısı'nın sahibi olmasıymış. Yalıyı Ostrorog'un kızından satın aldı."

Din dersine mayo ile girdi

SEMAHAT Arsel, Rahmi Koç'un çocukluk çağındaki anılarını anlatırken, kendileri için tutulan bir din hocası ile yaşadıklarını da şöyle aktardı:

"Büyükdere'deyken bize din hocası tutuldu. Rahmi, bir iki geldi, sonra sıkıldı, denize girmek varken ders yapmak istemiyor. Ders sırasında Rahmi yanımızdan mayoyla gelip geçerken, hoca anlamamıştı, o kadar tahmin etmiyor ki onun olduğunu. Biz de buna pek gülerdik. Bir kere derse mayoyla geldi, hoca da kızdı. Rahmi başladı dersleri kaytarmaya. Birkaç kere daha yayoyla gelince, hoca artık gel diye ısrar etmedi."

Rahmi Bey'in uzun saç ve sakala alerjisi var

BÜYÜK oğlu Mustafa Koç, babası Rahmi Koç'u anlatırken, "Gençliğimizde bizim giyim kuşamımıza karışmazdı. Zaten biz de çok uçlarda bir şey yapmamıştık" diyor. Mustafa Koç, babasının uzun saç ve sakal konusundaki hassasiyetini ise şöyle anlattı: "Bir ara benim saçlarım uzundu okuldayken, o zaman 'Şu saçlarını kessen' derdi. Uzun saç ve sakala alerjisi vardır. Çoğu insanı yeri geldiğinde ciddi şekilde uyardığını görmüşümdür."

Pazarlık etmeye bayılır

ALİ Koç, babası Rahmi Koç'u tanımlarken 'kimseye kötülük etmez, ettirmez. Kin tutmaz" diyor. Ali Koç'a göre babasının bir diğer önemli özelliği de pazarlığı sevmesi. Ali Koç babasının bu huyunu da, "Pazarlık etmeye bayılır. Kendini tatmin için yapar. On dolar için de 10 bin dolar için de aynısını yapar" sözleriyle anlatıyor.

Güzel fıkra anlatır karikatür çizer

ALİ Koç, babasının bilinmeyen bir yönünü de aktarıyor. Rahmi Koç'un çok güzel fıkra anlattığını ve bu konuda müthiş bir kapasitesinin bulunduğunu söyleyen Ali Koç, şöyle devam ediyor: "Toplantılarda herkesin karikatürünü yapar. Toplantı bitince en az beş altı kişiye karikatürlerini dağıtır, eli kuvvetlidir."  

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !